Avrupa Birliği’nin “Chat Control” olarak bilinen çocuk istismarı (CSA) tüzüğü 20 Ekim Salı günü yeniden Konsey’in masasına geliyor. Konsey kayıtlarına göre sabah 10:00’da polis çalışma grubu “olası bir tespit paketi” üzerine teknik görüşme yapacak, 14:30’da adalet ve içişleri müşavirleri müzakerelerin durumunu ve sonraki adımları ele alacak. İki toplantının belgeleri kamuya açık değil.
Gündemin özü değişmedi: platformlar, şifreli olanlar dâhil özel mesajları tarayacak mı? 29 Eylül’deki altıncı üçlü görüşmede (trilog) bu soruya yanıt çıkmadı. Salı günkü toplantılar, Konsey’in bir sonraki tura hangi paketle gideceğini belirleyecek.
Altıncı turda ne çıktı, ne çıkmadı?
Avrupa Parlamentosu’nun raportörü Javier Zarzalejos 30 Eylül’de yaptığı açıklamada iki tarafın gelecekteki AB Çocuk Koruma Merkezi’nin görevlerinde uzlaştığını duyurdu. Merkez, sağlayıcıların bildirimlerini alacak, asılsız olmadıklarını kontrol edip yetkililere iletecek, bilinen istismar içeriği göstergelerinden oluşan bir veritabanı tutacak ve herkese açık içeriği tarayacak. Parlamento açıklaması, tartışmalı “tespit emirleri” konusuna hiç değinmedi.
Agence Europe, MLex ve dijital haklar savunucusu Patrick Breyer ise büyük platformlarda herkese açık içerik için tespit emirleri konusunda da ilke düzeyinde uzlaşı sağlandığını aktardı. netzpolitik.org yalnızca Merkez konusunda anlaşma olduğunu yazdı. The European Post’un 17 Ekim tarihli değerlendirmesine göre turun tam sonucu hâlâ net değil; Konsey resmi bir sonuç yayımlamadı.
Kesin olan şu: özel iletişimin taranması konusunda anlaşma yok. Bir sonraki, yedinci trilog için de açıklanmış bir tarih bulunmuyor.
İki kurum, iki zıt başlangıç noktası
Pozisyonlar hâlâ birbirine uzak. Parlamento, özel içeriğin taranmasını yalnızca son çare olarak, belirli kullanıcılara yönelik, hâkim onayıyla ve uçtan uca şifrelemeye dokunmadan kabul ediyor. Konsey’in 26 Kasım 2025 tarihli müzakere yetkisi ise zorunlu tespit emirlerini reddediyor ve taramayı “gönüllü” bırakıyor.
İlk bakışta Konsey’in tutumu daha ılımlı görünebilir. Ama gönüllü tarama, platformların herkesin mesajını kendi seçtikleri yöntemlerle, yargı denetimi olmadan taramasına kapı açık bırakıyor. Bugün de durum bu: “Chat Control 1.0” adıyla bilinen geçici düzenleme, özel mesajların gönüllü taranmasına 3 Nisan 2028’e kadar izin veriyor. Yani tartışma “tarama olsun mu” değil, “kim, kimi, hangi denetimle tarayacak” sorusu etrafında dönüyor.
Hükümetler nerede duruyor?
Müzakereleri gün gün izleyen Brussels Record’un 17 Ekim tarihli kaydına göre dokuz hükümet özel mesajların zorunlu taranmasına karşı tutumunu kayda geçirmiş durumda. Bu ülkeler AB nüfusunun yüzde 32,9’unu temsil ediyor; engelleyici azınlık için gereken eşiğin 2,1 puan altında. Aynı kaynağın 3 Ekim sayımına göre yalnızca bir hükümet (Polonya) taramanın sadece şüphelilerle sınırlanmasını açıkça savunuyor; on üçü herkesin gönüllü taranmasının geniş tutulmasından yana, dördü sınırlamalar istiyor, dokuzunun ise kayıtlı bir tutumu yok.
Ulusal parlamentolardan da sinyaller geliyor. Çek Temsilciler Meclisi 17 Eylül’de kabul ettiği kararla kişiler arası iletişimde her türlü genel içerik taramasını ve uçtan uca şifrelemenin toptan zayıflatılmasını reddetti; Konsey bu kararı 1 Ekim’de üye devletlere dağıttı.
Mesele neden çocuk korumasından büyük?
Çocukları istismardan korumak tartışmasız bir hedef. Sorun yöntemde. Uçtan uca şifreli bir mesajı taramanın tek yolu, mesajı şifrelenmeden önce kullanıcının cihazında incelemek, yani “istemci tarafı tarama”. Güvenlik araştırmacıları yıllardır bunun şifrelemeye arka kapı açmakla aynı sonucu doğuracağını söylüyor: bir kez kurulan tarama altyapısı başka içerikler için de kullanılabilir, hatalı eşleşmeler masum insanları polis kayıtlarına sokabilir, kötü niyetli aktörler de aynı açığı kullanabilir.
Gönüllü tarama modeli de denetimi büyük teknoloji şirketlerine bırakıyor. Kimin mesajının, hangi algoritmayla, hangi hata payıyla tarandığına kamu değil şirketler karar veriyor. Parlamentonun hâkim onayı şartı bu yüzden kritik: gözetimi istisna, mahremiyeti kural olarak tutmanın hukuki güvencesi.
Toplantılarda neye bakmalı?
20 Ekim’den çıkacak sonucu okurken üç soru belirleyici olacak. Birincisi kapsam: “tespit paketi” yalnızca sosyal medya ve bulut depolama gibi herkese açık alanlardaki içeriği mi kapsıyor, yoksa birebir ve grup yazışmalarına da uzanıyor mu? İkincisi hedefleme: tarama belirli şüphelilerle mi sınırlı kalacak, yoksa bir hizmetin tüm kullanıcılarına mı uygulanacak? Üçüncüsü yargı denetimi: tarama kararını bağımsız bir hâkim mi verecek, yoksa idari bir makam ya da platformun kendisi mi? Parlamento üç soruda da dar bir çerçeve istiyor; Konsey ise şimdiye kadar geniş gönüllü taramayı korumaya öncelik verdi. Salı günü ortaya çıkacak paket, iki kurumdan hangisinin geri adım attığını gösterecek.
Türkiye’den bakınca
Bu tüzük yalnızca AB vatandaşlarını ilgilendirmiyor. Türkiye’de milyonlarca kişinin kullandığı WhatsApp, Signal, Telegram ve iCloud gibi hizmetler AB pazarında faaliyet gösteriyor; Avrupa’da kurulacak bir tarama altyapısı, teknik olarak bu uygulamaların küresel sürümlerine de yansıyabilir. Ayrıca Türkiye’deki kullanıcıların Avrupa’daki yakınlarıyla, iş ortaklarıyla ve kurumlarla yaptığı yazışmalar doğrudan kapsamın içinde.
Bir de emsal sorunu var. Türkiye’de erişim engelleri ve iletişim verilerine erişim zaten geniş yetkilerle yürütülüyor. AB gibi “hukukun üstünlüğü” iddiasındaki bir blok, şifreli mesajların toplu taranmasını meşrulaştırırsa, bu adım daha az denetimli yönetimler için hazır bir gerekçeye dönüşür. Şifrelemeyi savunmak, Brüksel’de olduğu kadar Ankara’da da ifade özgürlüğünü ve habercilerin kaynaklarını korumak anlamına geliyor.
Bundan sonra ne olacak?
Konsey dönem başkanlığını Aralık 2026’ya kadar İrlanda yürütüyor. 20 Ekim toplantılarından bir “tespit paketi” çıkarsa, bu yedinci trilogun zeminini oluşturacak. Paketin içeriği, yani taramanın kamuya açık içerikle mi sınırlı kalacağı yoksa özel mesajlara mı uzanacağı, belgeler gizli olduğu için şimdilik bilinmiyor. Okurlar için pratik öneri değişmedi: uçtan uca şifreleme sunan uygulamaları kullanmaya devam edin ve şifrelemeyi varsayılan olarak açık tutan hizmetleri tercih edin.
CyberNews, tüzüğün arka planını daha önce AB Chat Control dosyasında derlemişti. Salı günkü toplantıların sonucunu takip edeceğiz.