Ne oldu?
Ankara merkezli Aydo Yazılım’a yönelik operasyonda şirket sahibi ve çalışanlarından oluşan 5 kişi gözaltına alındı. Açıklamalara göre soruşturma MİT koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın ortak çalışmasıyla yürütüldü; ev ve işyerlerinde bilgisayar, telefon ve dijital materyale el konuldu.
İddiaların özü şu: firmanın bazı sendika yazılımlarına, sendika üyesi olmayan üçüncü kişilerin kişisel bilgilerine erişim sağlayan özel bir sorgu arayüzü eklenmiş. Sistem üzerinden geçmiş yıllarda internete sızmış veri setlerinin T.C. kimlik numarasıyla aranabildiği; arka plandaki veritabanlarında kimlik ve nüfus kayıtlarından daha geniş kişisel veri kümelerinin tutulduğu belirtiliyor. Sorgunun, üye kaydı sırasında “eksik alanları doldurma” bahanesiyle kullanıldığı öne sürülüyor. Veritabanlarında 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu iddiası soruşturmayı genişletmiş durumda.
“KVKK danışmanlığı” ile veri paneli yan yana
Aydo Yazılım’ın “Clock&Wise” adı altında kurumlara Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) danışmanlığı verdiği de kayıtlara geçmiş. Bir yanda “veriyi koruyoruz” vaadi, öte yanda sendika yazılımına gömülü bir sorgu paneli: bu çelişki, Türkiye’de “panel” diye bilinen yasadışı sorgu piyasasının nasıl meşru yazılım kanallarına sızabildiğini gösteriyor.
Sunucu loglarında “NVİ” kısaltmasının sistematik kullanıldığı, böylece sorguların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden geliyormuş gibi maskelendiği aktarılıyor. Teknik incelemenin ise verinin doğrudan devlet sisteminden çekilmediğini, daha önce sızmış kümelerden beslendiğini gösterdiği belirtiliyor. Yani mesele yalnızca bir “içeriden hırsızlık” değil; halkın kimlik verisinin kara borsada dolaşması ve bu dolaşımın sendika gibi örgütlenme araçlarına sızdırılması.
Emek örgütlenmesi ve mahremiyet
Sendika, işçinin kolektif gücünü kurduğu yerdir. Üye listesi ve kimlik bilgisi, patronun ve devletin eline geçtiğinde işten çıkarma, fişleme ve baskı için hazır malzeme olur. Burada “sendikaya üye eklerken kolaylık” diye satılan bir özellik, aslında üye olmayan milyonlarca insanın mahremiyetini de hedef tahtasına koyuyor. Gazeteci Altan Sancar’ın aktardığı gibi, panellerin kamu çalışanlarını ve öğretmenleri hedef aldığına dair iddialar da aynı yapısal riski işaret ediyor: emekçi sınıfların dijital kimliği, bir kez panellere düştüğünde hem sermaye hem güvenlik aygıtı için ucuz istihbarat kaynağı haline geliyor.
Savunma tarafında sendikaların yazılım tedarikçilerini bağımsız denetlemeleri, üye verisini minimum tutmaları, üçüncü taraf “kimlik tamamlama” özelliklerini kapatmaları ve KVKK danışmanlığı ile üretim kodunun aynı elde toplanmasına izin vermemeleri gerekiyor. Devlet dili “operasyon başarılı” derken asıl soru şu: bu veriler kaç sendikada, kaç yıl, hangi amaçla işlendi? Cevap gelene kadar her üye kaydı bir mahremiyet sınavı.