Türkiye’de internetle ilgili en kritik yetkiler artık tek bir kurumda toplanıyor: Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB). 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7590 sayılı Kanun, 5651 sayılı İnternet Kanunu’nda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) verilen görevleri SGB’ye devretti; alan adı politikası ve acil erişim tedbirleri gibi yeni yetkiler de ekledi. Destekçiler bunu siber tehditlere karşı hızlı müdahale olarak sunuyor; eleştirmenler ise ifade özgürlüğü üzerinde daha merkezi ve daha az şeffaf bir denetim hattı görüyor.

Kısaca

  • SGB, 8 Ocak 2025’te 177 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruldu.
  • Mart 2025’te 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu kabul edildi.
  • 7590 sayılı Kanun (kabul: 24 Temmuz 2026) ile 5651’deki BTK yetkileri SGB’ye geçti.
  • Yeni 60/A maddesiyle SGB, “gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde” tedbir kararı verebiliyor; karar iki saat içinde uygulanıyor, hâkim onayı sonra geliyor.

Zaman çizelgesi

  • 8 Ocak 2025: 177 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Siber Güvenlik Başkanlığı kuruluyor. Anadolu Ajansı’na göre kurum Cumhurbaşkanlığı’na bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip ve özel bütçeli; başlangıçta 135 kişilik kadro tahsis ediliyor.
  • 12 Mart 2025: 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu kabul ediliyor, 19 Mart’ta Resmî Gazete’de yayımlanıyor.
  • 22 Nisan 2026: 7578 sayılı Kanun, sosyal medyada 15 yaş sınırı ve yeni platform yükümlülükleri getiriyor (1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek).
  • 24 Temmuz 2026: 7590 sayılı Kanun kabul ediliyor; 31 Temmuz’da yayımlanıyor.
  • Eylül–Ekim 2026: X hesaplarına yönelik erişim engellerinde SGB adı platform bildirimlerinde görünmeye başlıyor.

SGB ne iş yapıyor?

Kuruluş kararnamesine göre Başkanlık, siber güvenlik politika ve stratejilerini belirleyecek, eylem planları hazırlayacak, mevzuat çalışmalarını yürütecek, kamu ve özel sektör arasında koordinasyon sağlayacak, zafiyet tespiti ile acil durum ve kriz yönetim planları üzerinde çalışacak. Hizmet birimleri arasında Siber Savunma, Siber Mukavemet ve Ekosistem Geliştirme genel müdürlükleri yer alıyor. Bunlar klasik bir “siber güvenlik ajansı” görevleri.

7545 sayılı Kanun ise kapsamı çok geniş tuttu: Siber uzayda faaliyet gösteren kamu kurumlarından şirketlere ve gerçek kişilere kadar herkes kanunun kapsamında. Kanun, ağır suç ve cezaların yanı sıra gazetecilik açısından tartışmalı bir hüküm de içeriyor: Veri sızıntısı olmadığını bildiği hâlde halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak ya da kurumları veya kişileri hedef göstermek amacıyla siber güvenlikle ilgili gerçeğe aykırı sızıntı içeriği oluşturanlara veya yayanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülüyor. Hükmün “bildiği hâlde” şartı önemli olsa da, sızıntı iddialarını haberleştiren gazeteciler ve güvenlik araştırmacıları için doğrulama yükünü belirgin biçimde artırıyor.

7590 ile ne değişti?

Resmî Gazete’deki metne ve hukuk bürolarının özetlerine göre değişiklikler üç başlıkta toplanıyor:

  • 5651’de yetki devri: Erişim ve yer sağlayıcıların yükümlülükleri, Erişim Sağlayıcıları Birliği, erişim engeli kararlarının uygulanması, özel hayatın gizliliği başvuruları gibi alanlarda BTK’ya yapılan atıflar SGB’ye yöneltildi. Kanunun geçici maddesine göre BTK ve eski Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na yapılan atıflar SGB’ye yapılmış sayılıyor; ilgili altyapı, veri merkezi, kayıtlar ve sözleşmeler üç ay içinde SGB’ye devrediliyor.
  • Alan adları: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na eklenen 60/A maddesiyle internet alan adlarına ilişkin strateji ve düzenleme yetkisi SGB’ye verildi.
  • Acil tedbir: Anayasa’nın 22. maddesinde sayılan sebeplere (millî güvenlik, kamu düzeni gibi) bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde SGB, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebiyle ya da resen tedbir kararı alabiliyor. Karar işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve içerik-yer sağlayıcılara bildiriliyor ve en geç iki saat içinde uygulanıyor. Karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunuluyor; hâkim 48 saat içinde karar vermezse tedbir kendiliğinden kalkıyor.

Ayrıca yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere ihlal başına 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası verilebiliyor; bu kararlara karşı idare mahkemesinde dava açılabiliyor.

Neden tartışılıyor?

Eleştirilerin merkezinde sıralama var: Tedbir önce uygulanıyor, yargı denetimi sonra geliyor. Bir haber sitesi ya da hesap iki saat içinde erişime kapanıp hâkim 48 saat içinde kararı kaldırsa bile, gündemin en sıcak anında görünmezlik telafi edilemeyebilir. Platformların ceza riskine karşı “aşırı uyum” eğilimi de bu etkiyi büyütebilir.

Uygulamadaki ilk izler bu kaygıyı somutlaştırıyor. İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) verilerine göre yalnızca Eylül 2026’da en az 1.270 X hesabı erişime engellendi; bu sayı 5651’in 8/A maddesiyle 2025’in tamamında engellenen 995 hesabı geçti. Cumhuriyet’in aktardığına göre X, engellemeleri belgeleyen EngelliWeb’in hesabını kapattığında gönderdiği bildirimde işlemin SGB tarafından iletilen ve 8/A’ya dayanan bir karara göre yapıldığını belirtti; kararın ayrıntıları ise paylaşılmadı. Anayasa Mahkemesi, 2023 tarihli Artı Media GmbH kararında 8/A maddesinin keyfi müdahalelere karşı temel güvenceler içermediğini ve ihlalin doğrudan kanundan kaynaklandığını tespit etmişti.

Yaş doğrulama ve kimlik bağı

SGB’nin rolü, 1 Kasım’da yürürlüğe girecek 15 yaş sınırıyla da kesişiyor. Kanun yaş doğrulamanın nasıl yapılacağını belirlemiyor; usul ve esasları belirleme yetkisi ise artık SGB’de. İnternet hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz, yaş doğrulama altyapısının tüm kullanıcıların kimliklerinin belirlenmesine dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Adalet Bakanlığı’nın yetişkinler için önerdiği kimlik doğrulama modelinde de bilgilerin SGB’de tutulacağı açıklanmıştı.

Okur ve yayıncılar için ne anlama geliyor?

  • Yayıncılar: Erişim engeli ya da içerik çıkarma kararlarına ilişkin yazışmalarda muhatap artık SGB. Kararın tebliğini isteyin, itiraz sürelerini kaçırmayın.
  • Gazeteciler ve araştırmacılar: Veri sızıntısı haberlerinde iddiayı doğrulama sürecinizi belgeleyin; 7545’teki “gerçeğe aykırı sızıntı içeriği” hükmü, doğrulanmamış iddiaları aktarmayı hukuken riskli hâle getiriyor.
  • Kullanıcılar: Bir hesabın Türkiye’den görünmez olması çoğu zaman gerekçesiz bir bildirimle oluyor. Engellenen içeriklerin kaydını İFÖD’ün EngelliWeb projesi gibi bağımsız kaynaklardan izleyebilirsiniz.

Değerlendirme

Siber saldırılara karşı güçlü bir koordinasyon kurumu ihtiyacı gerçek. Sorun, aynı kurumun hem siber savunmayı hem de internet içeriği üzerindeki acil tedbir yetkisini elinde toplaması ve bu yetkinin önceden değil sonradan yargı denetimine tabi olması. Şeffaf gerekçe, kararların tebliği ve bağımsız ölçüm olmadan bu yapı, güvenlik ile sansür arasındaki çizgiyi bulanıklaştırma riski taşıyor.

Kaynaklar: Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026 – 7590 sayılı Kanun, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, Anadolu Ajansı (8 Ocak 2025), MC Legal – 7590 özeti, Cumhuriyet (3 Ekim 2026), Politika Haber, Memurlar.net / İHA.